ÜRÜNLER

Kitaplar

Gökkuşağı Pas Rengi  

 

Bu kitabın digital halini indirmek için lütfen tıklayınız. Derneğimize katkıda bulunup, kitabı satın almak isterseniz bizimle iletişime geçebilir, sipariş verebilirsiniz.

Atatürk ve Eğitim
 
   
Bir Fıkra Bir Kahkaha  

İnsan yaşamı ve bu yaşamı şekillendiren çevresindeki olayları, mizahi bir tarzda ortaya koyan fıkralar, bireyin çevresiyle bütünleşmiş renkli bir resmidir. Bu resim aynı zamanda kültürel bir yansımadır. Bu nedenledir ki, değişik insanlar bu resme bakarken algılamaları da farklı olur. Bir fıkra bu yapıyı ortaya koyabiliyor, düşündürebiliyor ve okuyanı güldürebiliyorsa amacına ulaşmış demektir. Gülmek insanın en doğal hakkıdır. İnsanın yorgunluğunu alan, verdiği enerji ile onu yenileyen bir olgudur.

Fıkra; ezgiler, halk türküleri gibi, anonim düşüncenin bir ürünüdür. Bu ürünü gereği gibi çevresine sunabilmek, onları güldürebilmekse fıkra anlatabilme becerisidir. Bu beceride, fıkranın ait olduğu bölgenin konuşma aksanı, insanlarının tavrı ve mimikleri önemlidir. Fıkrayı anlatma kadar, onu dinlemek, algılamak, espriyi kavramak ve ona gülebilmek de ayrı bir olgunluk ve kültürdür.

Karadeniz fıkralarının en dikkat çekici özelliği geniş bir hoş görü içermesidir. Bu hoş görü, yerilen insanla yeren insanın anlatılan fıkraya birlikte gülebilmesidir. Gülmek ve neşelenmek müşterek paydadır.

Bu kitabın hedefi de, okuyanları müşterek paydada buluşturmaktır.
(Tanıtım Bülteninden)

Türkçe
336 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 15 x 23 cm 
İstanbul, 2014
ISBN : 9786056408328

   
Deniz Kızı Limanı  

Deniz Kızı Limanı Kitabı sevgi ve pozitif enerji üzerine betimlemelerden oluşmuş bir kitap. Birlik enerjisiyle yazılmış. Çevremize ne kadar pozitif enerji yayarsak hem kendimizin hem de başkalarının mutluluğuna o kadar katkıda bulunuruz felsefesiyle yola çıkarak Cüneyt Oktay ve Deniz Nur Oktay facebook paylaşım sitesi üzerinde ‘ Deniz Kızı Limanı’’ adlı bir grup oluşturmuşlar. Ben de bu güzel insanlarla bu grup sayesinde tanıştım.

deniz kızı limanı kitabı

Bir süre sonra harika bir proje sundular. Grup içinde bir çok güzel yazı paylaşılıyordu ve sayfayı oluşturan Sevgili Cüneyt Oktay ve Deniz Nur Oktay’ ın emekleriyle bu güzel kitap doğdu.

İçinde benim de yazılarımın olduğu kitapta Deniz Kızı Limanı sakinleri olan üyelerin kaleme almış olduğu şiir, makale,özdeyiş, deneme gibi eserler bulunmaktadır....

 

   
Engelleri Empati ile Aşmak  

Engellerin ve fırsatların herkes için son derece yoğun olduğu bir dönemde yaşadığımıza inanıyorum. Gönül gözüyle bakıldığında ve empatik yaklaşıldığında engellerin yok edilemese bile katlanılabilir hale gelebildiğine hem inanıyor hem de zaman zaman örneklerini gözlemliyorum. Bazen engeli olmasa bile ruhunda bunu yaratıp mazlumu oynayanları kınarken; gerçekten var olan kocaman engelini hissetmeyip hissettirmeyen ve yardım almak yerine yardıma koşan engelsiz ruhlara da yürekten kutlamalarımı gönderiyorum. Hepimiz farklı yapıda ama özünde bir ve bütünüz. Her şeyden öte; eşitiz!

Bu kitap müthiş bir İMECEnin ürünü olarak ortaya çıktı. Engellerini beyninde değil bedeninde taşıyan pırıltılı yüreklerle, onları yolculuklarında yalnız bırakmayarak empatiyi yüreklerinde hisseden can dostlar güç birliği yaptılar. Barış dolu bir dünya için gereksinimimiz olan anlayışı ve yardımlaşmayı en güzel şekilde gerçekleştirip sizlerle paylaşıma açtılar.

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Başkanı, sevgili Dostum Ramazan Başın dediği gibi; "Umutsuzlukların oluşmasını engellemek vefarkındalığı gelişmiş çağdaş bir toplumun oluşmasına katkıda bulunmak üzere uzmanlarla işbirliği içerisinde gerek uygulama çalışmaları ile gerekse de bilgilendirme toplantıları ile projeler geliştirmeye ve tüm engelleri aşmak için mücadele etmeye devam edeceğiz.".

   
Gerçek Özgürlük  

Genç bir üniversite öğrencisi için özgürlük ne anlama gelir? Sıcak bir yatak, bir çalışma masası, yiyecek yemek ve kimseye muhtaç olmadan günlük ihtiyaçlarını karşılayacak parası olması yeter mi? Özgürlük bir gencin nelere sahip olduklarıyla mı, yoksa nasıl var olduğuyla mı ilgili? Bu sorular kendini ve yaşamı ciddiye alan bir genç için önemli.

Remzi Kitabevi’nden 2001 yılında basılan İyi Düşün Doğru Karar Ver kitabını yeniden yazmak istedim çünkü yıllar içinde benim değişen ve dönüşen düşünce, değerlendirme ve gelişmemin gerisinde kaldığını fark ettim. Kitabı yenilemek için de bana iki haftanın yeteceğini düşünerek kolları sıvadım, çalışmaya başladım. İki haftada bitirmeyi düşündüğüm kitap, yeni kimliğiyle, Gerçek Özgürlük ismiyle karşıma çıktı ve on altı aydan fazla zamanımı aldı.

Ana karakterler, emekli psikoloji profesörü Yakup Bey ve genç üniversite öğrencisi Timur Bey isim olarak aynı kaldı, ama ikisi arasında yer alan sohbetlerin kapsamı ve derinliği değişti. Tahmin edebileceğiniz gibi bir gencin arayışı sohbeti yönlendirdi. Bir insanın gençliği ve yaşlılığı, aynı zaman ve mekânda karşılaşıp sohbete başlayınca, geçmiş ve gelecek kaynaşıyor, birbiri içine geçiyor. Bu kitabın bazı sayfalarını yazarken gözyaşlarımın bana eşlik ettiğini de bilmenizi isterim.

Gerçek Özgürlük’ü yazdığım için mutluyum.

Umarım bu kitap okurun, içindeki o özgür gücü keşfetmesine ve onun o gücün kaynağıyla sohbet etmesine yardımcı olur. Daha fazla bilgi için lütfen burayı tıklayın aşağıdaki adrese gidin..

Doğan Cüceloğlu

Remzi Kitabevi (Aralık 2014)

   
Gezimanya  
ISBN : 9786056149801
Sayfa : 112 sayfa
"Sıradan bir aile olarak sıradan bir tatil programı yapılmıştı yine. Amaç daha fazla ülke gezmek ve "çok gezen mi bilir çok okuyan mı?" Sorusunun "çok gezen" olduğunu ispat etmekti kendimize. Farklı bir ülkenin havasını solumak isteği ile bu kez tercihimizi Suriye ve Lübnan'dan yana kullandık...""...Türkiye'nin en büyük hastanelerinden birindeydim ve buna rağmen tekerlekli sandalye kullananların hastane içinde bir yere gitmesi bile büyük problemdi. Hastaneden çıkıp eve doğru ilerlerken kaldırımların ne kadar dar olduğu ve kaldırım sonlarına tekerlekli sandalyeliler için rampa yapılmamış olduğu dikkatimi çekti. Tıp eğitimi alıyor olmama rağmen o zamana kadar fark etmemiştim tekerlekli sandalye ile yaşamanın zorluğunu. Türkiye'de de her ülkede olduğu gibi tekerlekli sandalye kullanmak zorunda olan birçok insan vardı, eskisi gibi olmasa da hayatlarına devam etmek istiyorlardı muhtemelen. Pazar günü piknik yapmak, pazara gidip alışveriş yapmak ya da sadece bir parka çıkıp temiz havayı solumak herkesin hakkı. Peki onlar bu haklardan ne kadar yararlanabiliyorlardı?Kitap basım aşamasına geldikten sonra amacını çoktan aşmış olan kitabımıza bir misyon daha yüklemeye karar verdik. Bunun üzerine yayıncımız Cenk Bey'in de yardımı ile Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği ile irtibata geçtik ve kitabın bize ait olan tüm gelirini bağışlamaya karar verdik. Maddiyatın her şey demek olmadığını biliyorum fakat gerçekten çok güzel bir ülkede yaşıyoruz. Belki onların bu güzel ülkede daha iyi şartlarda yaşamalarına faydamız dokunur.Daha önce de belirttiğim gibi bu kitabı yazmak, yayınlatmak sadece mütevazi bir "fikir" idi. Fakat sonradan düşündüm de;"İnsan denemediği her şeyde 0 başarısız olur"-Francois de la Rochefoucauld...
   
Ona SözOldum  
Gaflet ile Hakkı Buldum Diyenler
Mevlam Sana Ersem Diye
Sevdim Seni Mabuduma
As¸k Bezirganı
Bu As¸k Bir Bahri Ummandır
Gu¨zel As¸ık Cevrimizi
Gelin Gidelim Efendim
Ey As¸ık-ı Dildade
Erler Demine
   
Yalanı Araya Gerçek  

Büyük bir boşluktaydım.
Aylardan kasımdı.
Hayatımda en değer verdiğim insanlardan biri, yani sevdiğim kadın çekip gitmişti çünkü.
Daha iki gün önce "beni bırakıp gitme" diyen kadın rüzgârını alıp çekip gitmişti gözlerimden.
Çok bağlanmıştım oysa ben ona.
Saçlarına bakınca dört mevsimimizi görüyordum, çocuklarımızın koşuşturmacalarını...
Sevdiğim kadın ise bir bahar gibi geldi, bir rüzgâr gibi esip geçti yüreğimden.
Uzun bir süre dolduramadı kimse yerini, dolduramazdı da zaten.
O kadar kolay değildi yaşananların unutulması.
Üç maymunu oynamak o kadar kolay değildi yaşananlara.

Türkçe
80 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 20 cm 
İstanbul, 2012
ISBN : 9786054685042

   
Yalnızsam Düzelt  

ÖNSÖZ

Tvvitter kullananların dikkat etmesi gereken iki husus

1 – Okuduğunuz tweet sizin okuduğunuz an yazılmamış ola­bilir (sağ altta tweet saatine bkz.)
2- Bir kullanıcıyı bir konuyla ilgili tweet atmamakla suçlar­ken dikkatli olunuz. Çünkü yazmış olabilir. Düne dönemezsiniz ama Twitter’da aşağı doğru her “düne” bakabilirsiniz.

İlk tweet (8 EKİM 2009)

Genç kızların gizli saklı tuttuğu günlükten…
Şu an ne yaptığımı bile herkes bilsin denilen yeni Dünya düzeni Twitter’a merhaba…

İşte bu ilk tweet önce tespit sonra tanım içeriyor. NTV Spor kanalındaki Spor Servisi programında değerli dostlarım Fuat Akdağ ile Mehmet Demirkol’dan duyduğum Twitter, duyup da başlarda hiç ilgilenmediğim facebooktan elbette farklı etkiledi beni. Facebook biraz daha bir kişinin özel bahçesi gibi görünür­ken Twitter’ın yayıncılık hayatımda eş zamanlanabileccğini ön­gördüm elbette hâlâ yanılma payım olabilir ama şu an tahmin ettiğim gibi gidiyor. Twitter kullananlara da ilk tavsiyem Twit- ter‘ı kendileri için tanımlamaları, çünkü benim anladığım Twitter’ın direk tarifi değil elbette. Yapısı itibariyle Twitter; herke­sin “kendi baktığı pencereden” başka bir şekilde anlamlandırılabiliyor.....

 

   
Yaprak Dökümü Ardından  


Kanal D'nin milyonları kendine bağlayan dizisi 
Yaprak Dökümü'nün hatırlattıkları, esinledikleri, hissettirdikleri…
Kalemiyle, objektifiyle, tuvaliyle, notalarıyla Yaprak Dökümü'nün 
aynasından bize ve yaşama bakan sanatçılar...
Reşat Nuri Güntekin'in ölümsüz romanından yola çıkarak 
bize aynaya bakmanın, kendimize bakmanın gücünü 
yeniden hatırlatan özel bir yapıt...

Türkçe
144 s. -- Kuşe-- Ciltli -- 14 x 20 cm 
İstanbul, 2010
ISBN : 9786051119342

Sponsorlarımız / Destekçilerimiz